aslinda ne oldu?

UZAKLARDAKI COCUKLAR 2

UZAKLARDAKI COCUKLAR 2

 (Cin de uyum sorunu yasayan benim J.R in kisa oykusudur bu)

Ilk iki ay cok sikintili gecti diyebilirim.Yemek yiyemiyordu, cunki hersey farkliydi onun icin, baharatlar, kokular, zar zor buldugumuz ekmegin tadi, sebzelerin lezzetleri vs..O yuzden, iki hafta dogru durust bir sey yemeden durdu..Bu arada zayifladi tabii, cabucak yoruluyordu bir yere gittigimizde...Sadece kurabiye yiyordu.Hatta bir gun kakasini yaparken kakasinin kurabiye koktugunu farkettik dehsetle..Cok uzulmustuk annesi ile birlikte.Ne yapacagiz diye dusunurken aklimiza mcdonalds ve pizzahut geldi...Mcdonalds da cocuk menusunu yarim yarim yemege basladi, tam yedi diyemiyorum cunki mcdaonalds ve pizzahuttda dogal olarak bulnduklari cografyanin damak tadina gore hazirliyorlardi urunlerini...Yani Cin baharatlari, soslarini kullaniyorlardi, hamburger hafif tatlimsi bir lezzete kavusuyor..pizzahutta pizza disinda baska bir seye donusuyor ama iyi kotu onu yiyordu...sonra zar zor un bulduk, bir tane kurek sapini ortasindan kesip oklava yaptik, ondan borek yapmaga calisti annesi..Cunki cinliler firin olayina yabanci olduklarinda henuz bir firin bulamamistik.Yemek sorununu bu sekilde asmaga calistik Su anda bile halen Cin yemeklerine bir turlu alisamadi Jr...

 

Yemek sorunundan baska buyuk bir sorun da arkadas sorunu idi..

Oturdugumuz sitenin parkina indigimizde oyun oynayan cocuklar merakla bizi izliyorlar ama bizimki onlara oynamaya calistiginda ise ona bir yaratikmis gibi davranip ondan kaciyorlardi...Jr ise onlarla oynamak icin can atiyordu, onlara yakinlasmaga calisiyor hatta onlar cince konustuklarinda Jr bunun bir oyun oldugunu dusunup onlarin cikardigi sesleri taklit edip garip sesler cikartiyor, komiklikler yapiyordu ama nafile..Ama o garip sesler cikartip komiklikler yaptikca cinli cocuklar icin daha seyirlik garip bir "yaratik" oluyordu.Her park donusu sorunlu bir cocuk oluyordu, gece uykusunda kabuslar, sebepsiz kusmeler aglamalr vs.Ilk iki ay boyle sikintilar icinde ve 3 yasindaki bir cocukla bizim arkadas olma veya ona arkadas bulma gayretleri icinde gecti..nasil yapar nasil cozum buluruz derken kres aramaya karar verdik.once Cin devlet okullarini denedik, onlarin okullarini gezdik ki bu gezi tam bir dehset yolculugu ve hayal kirikligi idi(bu arada itaatkar  Cin kulturunun nedenlerini de ogrenmis olduk, kucuk bebelerin kisilikleri bu okullarda "igdis" ediliyor ve sisteme uyumlu, ses cikarmayan, sabirli birer vatandas gibi yetistiriliyorlardi)

 

Gittigimiz bir okulda yemek vaktine denk geldik.Buyukce ve kenarlari, otesi berisi yamulmus bir kapta lahana benzeri bir sebze pirincle birlikte haslanmis lapa haline getirilmisti, her cocugun onune yine pek temiz gorunmeyen bir tabak vardi onlara birer kepce dolduruyorlardi, cocuklarda ses cikarmadan onu yiyor bir yandan da merakla bizi izliyorlardi.Bizi gezdiren okul mudiresi bir sinifin kapisini actiginda gorevli ogretmen kucuk bir cocugu sert bir sekilde azarladigini gorduk, donup bize gulumsedikten sonra azarlamaga devam etti.bu sirada jr. basina gelecekleri anlamis olacakki bacagima oyle bir yapismiski okuldan cikana kadar birakmadi korkudan…

 

Boyle ilginc bir kac okuldan sonra tam midimizi kesmisken sora sora once hongkong ve taiwanlilarinn gittigi bir okul bulduk ama onlarda da kres yoktu.Oradan yakinlarda yabancilarin giittigi baska bir okulun daha varligini ogrendik.Sora sora onu da bulduk.

Veeee mutlu son!

Iceri girdigimizde yuzme havuzlu, kapali spor salonu olan, kresi olan bir kampus gorduk ve malezyali, hintli, koreli, cinli, suriyeli, rus, hongkong ve taiwanlilarin yanisira cok sayida avrupali cocugun varoldugunu da ogrendikten sonra nasil rahatladigimizi anlatamam…

Okulda ilk gun:

Jr da okulda kendine benzeyen ve kendi gibi sorunlar yasayan cocuklari gormus rahatlamisti.Ilk gun beraber gittik , amacimiz kisa bir sure kalip geri almak ki okuluna yavas yavas alissin..

Onu sinifa koyduk ve ona bekleme salonunda bekleyecegimizi soyledik.Tamam dedi..ama Jr hala burdaki insanlarin baska bir dil konustuklarini anlayamamisti..taa ki o gune kadar.Cunki bu kres turkiye de-istanbulda gittigi krese benzemiyordu.cocuklarin herbiri bir garip sesler cikariyordu, ogretmen de bir seyler soyluyordu ama O tek kelimesini anlamdigindan korkmustu.

Biz de annesi ile bekleme salonun da kres bulmus olmanin rahatligi icinde oturmus konusuyorduk ki tanidik bir ses kulagima calindi.Once yanlis mi duydum derken:

Bir daha ve daha yuksek sesle:

 

“eve gitmek istiyorum!”

 

bu bizimkini sesi deyip iceri girdigimizde bizim ufaklik Filipinli ogretmeninin karsisina dikilmis yanaginda bir damal goz yasi dudagini sarkitmis eve gitmek istiyorum diyor tekrarla…ogretmende garbim anlamiyor tabii,..

sonra  bizi gordu..

 

o an ki yuz ifadesini unutamam.Onu orada birakip gittigimizi dusunmus ve panic yapmisti.

Bizi gorunce bize dogru bir kosu tutturdu ki anlatilamaz.Gelip kucagima oturdu, iyice sarildi..bu arada beni sasirtan bir hareketle elleriyle kolumu tutup kendi uzerine sardi ki ona iyice sarilmami istedini anladim.”eve gidelimmm, eve gideliimmmm” diye de agliyordu bir yandan da.

 

Su an bile yazarken gozlerimin doldugunu itiraf etmeliyim.cunki oyle masum, oyle savunmasiz ve oyle size muhtac ki?bunu hissediyorsunuz, korkusunu ve endiselerini…

Ilk gun boyle gecti ama onun okula alismaktan baska caresi yoktu..Ilk bir hafta annesi hergun okul saati boyunca okulda, bekleme salonunda oturdu..o da onceleri yarim saatte bir sonralari bir saatte, iki saatte bir gelip annesini control etti, orda bekliyormu diye…sonra alisti zamanla…ingilizceyi ogrendi iletisim kuracak kadar…arkadaslar edindi ve bizde rahatladik..ama onun icinde bizim icinde cok zor bir yarim yil gecirdik, cekmeyen anlamaz…

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz!:: Arkadaşına Gönder!



Blogcu.com bir BERIL Tech hizmetidir.