KA-LAS-NI-KOFF
“..
Boom, boom, boom, boom, boom ... Jek bar?
Ka-lash-ni-kov Ka-lash-ni-kov Ka-lash-ni-kov ….
..”
GORAN BREGOVIC
Ne guzel baharlardi onlar oyle?
Cocuktuk, yasam pek bi naifti,her bok bize guzel geliyordu diye soylemiyorum vallahi, gercekten guzeldi.Cunki az sey vardi yasamda ve fazlasi kafamizi karistirmiyordu.Tv aksam sekizde aciliyordu ciftcinin dunyasi programi ile..insanlar birbirlerine oturmaya gidiyorlardi ve kremali biskuvi ennn luks yiyecekti..Kot pantolon ise sadece alamancilarin g.tunde vardi..sumerbank cizgili picamalari kiskanc bayanlar tarafindan bas taci ediliyordu eros marka pamuklu ic camasirlari yerine..
Zengin henuz daha zengin olmamis fakir ise henuz cok daha fakir olmamisti…
Suluman epp basbakandi tabii..
Ellerinde surekli kirmizi kapli kalin kitaplarla dolasip uzun cumleler kuran agbi ve ablalarimiza gore sagcilar fasisttiler(burda onlara bir mahlukattin ismi yakistirilmasini kendime otosansur uygulayarak yazmiyorum) ve onlar amerikanin ussagi idiler..
Solcular ise “gomonisler moskofaya’’(ya sev ya terketin nostalcik yorumu) sloganinin bas aktorleri, memlekete zarar veren haseratlardilar biyiklari at nail bicimindeki ofkeli agbilerimize gore…yokedilmeliydiler!(edildiler netekim!ee, asmayip besleyecek deildik herhalde!!!)
Agbilerimiz ablalarimiz gozlerini ufuklara daldirip “gusel gunler gorecegiz cocuklar, gusel gunler..motorlari maviliklere surecegiz..” diyorlardi bize inancla..biz de inaniyorduk..(bu inanc essek z.ki boyunca adam olana kadar devam etti…sindi yok cok sukur,..)
ve G. halam, israrla televizyondaki adamin taa gozlerinin icine bakarak haberlerini okumasindan rahatsiz oluyor; israrla tvdeki adamlarin bizlerini gorebildiklerini iddia ediyordu…adamin bakislarinin cok tacizkar buldugunu, sapik olma olasiliginin gozardi edilmememsini istiyordu..o yuzden haber bulteni okurken ekrani gormeyecek pozisyona geciyor basortusu ile(o zaman turban henuz kesfedilmemisti) de yuzunu kapatiyordu…
Ve tum bunlarin ustune agbilerin ablalarin “bu sene kesin devrim olacak..” diye baslayip bize duslerimizdeki her seyi sunan utopik bir dunyayi anlatilarini da ekleyin…
Bitti mi?
Yoooo..bi de ustune bahar gelivermesin mi her karli ve uzun kisin ardindan… topragin tabiatin uyanisini an be an izlemek kani kaynayan biz cocuklari costurmaya yetiyordu.
Ve tabii bahcelerinde meyve agaclari, turlu cesitli cicekleri, gulleri leylaklari, beyaz beyaz acan akasyalari olan komsulari da..
uzun ve karli kis gunlerinden sonra gunes tum comertligiyle acardi kollarini daglara tepelere..arnavut kaldirimi tenha yolarin iki yaninda siralanmis bahcelerde davetkar envai cesit cicek kokulari yayilirdi tum sehre…leylaklar, civil civil serce isgalindeki akasyalar, turlu renklerde guller, badem ve kiraz cicekleri..bu goruntu ve koku sarhoslugunu atlatamadan yesil caglalar, erikler ve pembelesmeye baslayan kirazlar bizi gunaha davet ederdi…
“yeyiiinnn beniii….koparinnnn beniiii….koklayin beniiiii”
Hangi sabi buna karsi koyabilir?
Avuclarimizdan, parmaklarimizin arasindan …kosarken, deli gibi, saclarimizin arasindan akip gidiyordu zaman, damla damla, usul usul…
Ve galiba en guzeli, farkinda degildik hic bir seyin, o sebepledir ki her sey guzel yuzunu gosteriyordu sadece bize…
Gelelim bin yasindaki yasli arinin kovaninin bu kisminda kalan son hikaye+aniya..
******
Kisin kasvetli ve komur dumani yuklu sisi dagildiginda ve sehrin hemen kuzeyindeki tepelere gunes vurdugunda yesil yesil goge yukselirdi o tek basina ve ennn yukarda..
Dev, yasli bir badem agaci…
Aslinda orada pel cok badem agaci vardi onun haricinde ama o baskaydi..Baskaligi sadece en tepede olmasindan ve en yaslisi olmasindan kaynaklanmiyordu elbette…iri hantal govdesinden insan elinin erisebildigi tum dallarinda, rengarenk, eski – yeni, uzun -kisa turlu turlu bez asilmisti ..Cunki o yasli agacin altinda bir yatir olduguna inaniyordu Sehrin insanlari ve oraya baglanan bezler caputlar sayesinde dileklerinin gerceklesecegine inaniyorlardi…
Biz cocuklar ise tum agaclara karsi acimasiz iken sadece ona karsi cekingen davraniyorduk; cunki buyukler turlu korkunc hikayelerle bizi kokutmuslardi…En iyisi onun bademine dokunmamak ve onun dallarina bezenmis ciceklerinin cekisiciligine aldanmayip kirmamak…yoksa Alimallah carpiliriz!yamuluruz, duzeltenimiz cikmaz!
B. teyzenin de erkek cocugu olmuyordu, o yuzden her bahar ziyaret ederdi yasli badem agaci beyaz gelinligini giydiginde…Asarken tomurcuk tomurcuk dallarina dalli gullu bez parcasini yakariridi “agaca!”:
“bu yedinci kiz…bu yedinci kiz..bunca kiz, yedi bitirdi beni beni…Herif de oldurur beni bi kiz daha dogurursam.,..sen bana bi oglan cocugu ver Allahim…aslanlar gibi bir….ne bok varsa…ayy tovbe diyiim…bir erkek evlat…erkekde erkek…kokune kibrit suyu…affet Allahim, yoksa bosar beni bu manyak!..ille de dassakli olsun..amannnn ..iste..senin isine karismam ama…niye yedi tane a.klu verdinde bi tane pipili evlat vermedin ki…?amaannn neyse.....amiiin!”
Tabii ki ne agac ne de Tanri bu samimi, sevimli yakarisi dikkate almadi, taaa ki sekizinci cocuga kadar…Ama kendisine ayni sekilde koca arayan ve B.teyzeye her bahar refakat eden A. apla B. teyzenin bu yakarisini herkeslere duyurdu.Mahallede duymayan kalmadi.. Mahallenin koca popolu kadinlari kikir kikir gulerken B teyzenin kocasi da aksamlari kahve donusu, aklina her geldiginde ya agiz dolusu sovdu ya da bi guzel patakladi…Bi tek deli Feride dolu kahkalarla guldu bu duaya…adi ustunde adi Feride, deli Feride …kimseden korkmaz agzina geleni soylerdi…biz cocuklar bazen tum acimasizligimzla pesine takilrdik…
“Ferideee..Ferideeee…ayaklari gerideeeee!”
O yerden aldigi tasi bize dogru sallarken bagirirdi:
“Asil sizin ananizin a.i geride, pic kurulari!”
Aylardan nisan!...agaclar tomur tomur ve de bicir bicir…
Dagin tasin topragin havanin denizin, deli feride nin kani kayniyor…ya da…
Biz cocuktuk, kaynayan sadece bizim kanimiz, bilemiyorum artik!
B. teyze basortusunu yarim yamalak atmis kafasina kosturuyirdu sokakta…yetisti hemen A. aplaya..:
“hamileyiim kiiiz!”
A. apla sevinsin mi bud a kiz olursa diye endiselensinmi bilemeden bir sure bakti B. teyzeye…
“Bi sey deme..bu sefer erkek olacak valla,,,,icime dogdu…kalk kiz ..bademlige gidiyoruz..”
Her zamanki masum dua bu sefer daha icten tekrarlandi…
Bu kez,..
Belki bu kez…
….
B. teyzenin sik sik midesi bulaniyordu, goturmusler onu en iyi doktora:Doktorda demiski buna, kalin siyah cerceveli gozluklerini Masaya birakttiktan sonra:”bak guzel kizim, cok bunalmissin, yuregin dararlmis(o zamanlar henuz stress kesfedilmemisti), cik biraz kirlara,temiz havaya…”
B. teyze begenmedi doktorun yorumunu, cahil adam, ne anlar ki o?erkek olacak o yuzden midem bulaniyo benim…sekiz kez dogurdum, benden iyi mi bilecek o?
“Oglum olsun gororsunuz siz!”dedi B. teyze, kafasini sallayarak!Yine de emin olmak, isi garantiye almak icinde Cay sokaginin kadinlari ile toplastilar gunesli bir Pazar gunu…Sepetlerinede sarmalar, pilavlar, kotftelerle ve meyvelerle de doldurdular..kii agaca silan iki bez parcasindan sonra manevi doygunlugu midevi doygunlulla surdurmek icin…
Duvarlari yazilarla;kahrolsun fasizm, yasasin direnisimiz, gev genc, dev sol, hg, uko, eb,ekk,kominizme gecit yok, zafer islamin vs .. dolu duvarli eski yoksul evlerin arasindan gecti irice popolarini sallaya sallaya…
Sokaklar leylak kokuyordu,..koca kalcali kadijlarin etrtafinda cocuklari saga sola gurultulu kossusturmalarla bu neseli kervana renk katiyorlardi …
Tepelre yaklastigimizdan.esen ruzgarin getirdigi cayir cimen-polen kokulari acikca hissediliyordu artik…ama bu ayni zamanda sehir merkezinden uzaklastigimizi, yoksul mahalleye geldigimizi de gosteriyordu..tum sehirlerde oldugu gibi burda da yoksulluklarini, kotu ve bakimsiz kondulerin zengin bahcelerle susulyorlardi burda yasayan insanlar…her taraf cocuk kayniyordu….gecekondu mahallesinin cocuklari, evlerinin kapisinda oturmus orgu orup laf yapan kadinlar…
Boyle adim adim gule oynaya giderkennnn….
“tak tak tak taaakkkkk”
….
Muthis bir ses…
Alisik olmadigimiz siddette..
Ne oluyor demeden. O yoksul evlerin arasinda ecis bucus uzanan sokakta kimsecikler kalmadi…nereye gitti bunca insan ???diye dusunurken bir yandan da ne oldugunu anlamaya calisiyorduk..…bir tek bizim grup ellerinde dolma tencereleri caydanliklar posetler, vs,oyle kalalakaldik sokagin ortasinda…
Tam o esnada saskin sessizligi ikinci bir takirti bozdu….
Bu kez daha yakindan geliyordu se,,,hatta sonuncsusun pesinden islik sesi gibi bir se de duyuldu….kadinlarda biri basyti cigligi:
“ayol bu silah sesiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii..noluyoruzzzzz ?”
pesinden digger kadinlar panic halinde:
”amaan basimiza gelenler,,,,,,”
“hepimiz oleceezzzzz, hakaaannn, evladiiim hakan gelllll?”
“ayyyy,, vurucaklar biziiiii…bebegim bnerde beniiimmm???”
cocuklar saskin …kadinlar panic icinde…sokagin ortasinda boyle bir sure panic halinde saga sola cigliklarla kacistiktan sonar bir kapi gicirti ile aralandi…
“Huuu, buraya gelin hanimlaaar,,,,yoksa vurulacaksiniz….”
Kadinlar cocuklar yapisik bir grup olarak kosar adim ve yine cigliklarla.
Itis kakis koca dotleriyle biribirlerini ite ite iceriye daldi kadinlar, aralarindaki bosluklardan da cocuklar…..
Esrarengiz bir ev?
Camurdan ve ne bulunmussa ondan yapilmis eski bir ev…Kalin duvarlarinin duvarlarinda zoraki acilmis iki pencere iceriyi aydinlartmaga kesinlikle yetmiyor…Isik yoksulu eve girmistik ama halen korkudan kadinlar birbirlerine yapisik duruyorlar mirmir konusuyorlardi…sanki sesli konusunca disarda ates edenler yerlerini tespit edip mermilerini onlarin uzerine bosaltacaklr gibi…
Sonra gozlerim karanliga yavas yavas alistiginda pencereden suzulen isigi arkasina alan bir golgenin, yatakta dikilmis, saskin bize baktigini gordum…elimde sapanim, obur avucumda bilyeler oylece saskin bakaakldim cocuga..cunki bir tek surati haric her tarafi sargilar icndeki cocugun kafasinda tek bir sac teli yoktu ve sarginin disinda kalan vucudunun, yuzunun rengi alisik olmadigimiz bir bicimde kirmizi idi..kadinlar bu cocugu merakala izlerken disarda devam eden makineli tufek takirtilarini unuttular ve icerde genizleri yakan rutubet ve ilac kokusunu farkettiler…bir iki fisir fisir konusma duyuldu ama ben saskin bir bicimde cocugu seyre daldigimdan seslerin kimlerden geldigini farkedecek durumda deyildim ve dahasi disardaki gurultulerun anlami neydi?onu bile dusunecek firsatim olmamisti.. simdi kadinlar, disari ile bu hastalik kokan karanlik ev arasinda teredut icinde bakisiyorlardi…o sirada karanlik koselerden cikan irice iki cocuk garip cocugun yataginin koselerine yapistilar ve tahteravalli gibi tasiyip yere, kaza kursunlarinin ulasamayacagi daha guvenli bir yere tasidilar…
biz cocuklar ortama yavas yavas ayak uydurmustuk ve cocuga biraz daha yaklasip incelemeye basladik…karanlikta duvar dibinde comelmis ev saghibi yorgun sesiyle fisildadi:
”hasta o, rahatsiz etmeyin onu lan!”
Hepimiz iki adim geri ciekilirken B.teyze:
“ayy ben hamileyim…ogluma bi sey olmasin..?”
Kadinlardan bir kaci fisir fisir konustu..sonra biri daha yuksek sele bagirdi:
“Erdaaal?....Erdal nerdeeee?’’’
Herkes telasla cocuk kumesinin icine daldi,
Erdal yoktu!
Sonra cocuklardan birinin onu bakkala leblebi tozu almak icin gittigini soyledi.Soylemesi ile kadinlar hep bir agiz dan uuuuvv diye dovunmeye basladilar.
Kirmiz derili boynuna kadar sargili cocuk ise saskin bize bakiyordu
O sirada disarda ki seler azalmisti.kapi gum gum vuruldu. Evsahibin irice cocuklarindan biri usulca kalkip acti kapiyi..acilan kapidan sakin sakin korku dolu gozlerle etraf bakinan erdal gorundu once sonra elinde kocaman bir makineli tufek tutan, volanli bir ceket giyinmis, kaslarina kadar beresini indirmis bir “abi” goruundu..erdal bizi gorunce yuzunun ifadesi degisi firladi iceri…hepimiz rahatlamistik.
Erdali getiren abi ara vermeden sordu:
“Cocuk siznmi?disarisi tehlikeli, burda dursun biraz,?Tig veya orgu sisi varmi?acilen lazim”
Erdalin annesi minnet dolu bakislarla:
“ ?benim evladim, cok sagolasin?odumuz koptu valla?”
“tig varmi?.."
“n..nasil?…tig?”
“evet, tig, ?silahi gosterek “jarjor takildi da!”
Evin irice cocugu o sirada sanki bu sahneyi yuzlerce kez yasamis gibisakin, icerden bir tig alip gelivermisti coktan.O sirada kosede rahat rahat outran yasli e sisman ev sahibesi kadinda oflaya puflaya dogruldu. “Bu isimi gorur!” dedikten sonra oglaninn getirdigi tigi aldi bi eliyle de delikanlinin elindeki kalashnikofu kapti..orasini burasini kurcalamaya basladi..bi yandan da soylenoiyordu delikanliya:
“Oolum niye aksamlari bakimini yapmiyonuz siz bunun?Yaglamazsan, temizlemesn boole takiliverir iste?”
Agbi de suclu suclu kafasini egmis teyzeyi izliyordu dikkatle..yasli kadin silahi elindeki tigla kurcalarken bi yandan da namluyu saga sola ceviriyor, namlu evin ennn dip kosesinde kumelenmis bizimkilere her denk geldiginde ise koca popolu kadinlar kucuk cigliklar atip saga sola egiliyorlar,kacmaga calisiyorlardi, kazaya kurban gitmemek icin…
onlar yer degsirtirdikce teyze de silahi evirip ceviriyo her seferinde onlarin hedeften cikip rahatlamalarini engelliyordu inadina..
B. teyzem daha fazla dayanamadi,
”ayyy, bana bi seyler oluyooo..”deyip yere yilgildi..
“Amann kizlar kolonya getirin,” dedi biri
“Vah yavrumm cougunu duusrecek! Hemde oglan?” dedi baska biri..
“Ne biliyon kiz?Allah Allah..” dedi yine baska biri..
“Acilinda hava alsin biraz..” bunu da basak biri dedi..
O sirada agbi de tigi verip “kusura bakmayin bacilar!?”deyip firladi kapidan ..o sirada erdal da bayilan B. teyzemin taklidini yapiyordu:gozlerini sasi yapip bacaklarin carpiyior, garip be komik bir sele ayhh deyip yere yatiyordu.bizkikir kikir gulerken baktim kirmizili sargili cocukta kaghkalarla guluyordu..sonra gruptaki kiz cocuklari basladilar sarkiya
”
Boom, boom, boom, boom, boom ... Jek bar?
Ka-lash-ni-kov Ka-lash-ni-kov Ka-lash-ni-kov ….
..”
biz de pesinden tabii, el cirparak!kadinlar B. teyzeyi ayiltma gayreti icinde olduklarinda gurultumuze ses scikarmadilar..hem bizim gurultumuz disardakinin yainda gurultu sayilmazdi?
Ah, unutuyordum , B.teyzenin nur topu gibi bitr kizi cocugu oldu…o kiz olmasinin sebebinin o karanlik evdeki garip ilac kokularinin sebep oldugunu iddia etti.iki sene sonra yine hamile kaldi, bu kez, en sonunda bir oglu oldu.
PS.bu ani + hikayenin yaziminda hicbir bocege, ata boka pusura zarar verilmemistir..Goran a tesekkur edilmistir..
O cocuk kumesi ise dunyanin dort bi yanina dagildi…Almanya, Fransa, Amerika, Isvicre, Cin, Ingiltere…Ve olume!..Sebep olanlari nereden bulayim?
(Bin Yasindaki ARI kovanina doner agir adimlarla, uzunca bir sure icin!..icerden bagirir:baska hikaye yok!)
Baska yok!