IKI SEHRIN HIKAYESI
Kucukken, ablam, Samet Behrengi’nin iki kucuk hikaye kitabini getirmisti bize.O zamanin Milli Egitim bakani abdest suyunun alyuvar sayisini arttirdigini henuz kesfetmediginden boyle guzel kitaplari cocuklara ucretsiz dagitiyorlarmis.
Kitaplarin adi da”kucuk kara balik” ve “Bir Seftali Bin Seftali” idi..Henuz okuyamadigimiz icin fakirhanemize karanlik coktugunde ablamizin etrafinda dort donerdik bize kitaplari okusun diye…
O da gulerek bagirirdi bize:
”Aaa, daha dun okudum ya size?”
Biz israrla,“Olsun bir kez daha oku!” diye yalvarirdik …
“Kucuk Kara Balik”, minik bir baligin buyuk denize ulasma hikayesini anlatirken, “Bir Seftali Bin Seftali” ise, yanlis hatirlamiyorsam, bahcesindeki seftaliyi yoksul cocuklarla paylasan bir cocugun hikayesini anlatiyordu..
Yani, paylastikca guzellesir(mis) dunya!…
Buyuduk!
Baktik ki paylasacak bir sey kalmamis geriye, ruyalardan baska baska!Hayallerimizi bile birbirimizden saklar olmusuz…Ve anlatilanlardan bambaska,kirli,cirkin, tecavuze meyilli bir dunya!
Anladik ki o kitaplari cok az insan okumus ve biz kaybetmisiz!
Iste kaybettigimizin ispati!
****
Sitedeki kucuk dairelerden birinde kaliyordum, erkenden cikip gec saatlerde donuyordum.. Aksam en sona kaldigimdan, cogu zaman yer olmazdi sitenin otoparkinda.O yuzden sitenin otoparki yerine yol boyunca park ederdim, gecekondularin bahce duvarlarinin dibine.Bu yuzden tedirgin olmuyor da degildim hani.Cunki bazi sabahlar ise gitmek icin arabaya bindimgimde, duraga giden gecekonduda, o yoksul her tarafi dokulen evlerden cikan insanlari,onlarin nefret dolu bakislarini gorebiliyordum.Zaten bende onlara ayni duygularla bakiyordum,birer bocek, birer pisliklermis gibi.Ve o dagi tasi isgal eden bocek yuvasi evlerini, evimin penceresinden manzarami kirlettiginden pek sevmiyordum.Nefret karsilikli idi yani.
Arabayi park ettigim yer, “o” gecekondunun bahce duvarinin dibiydi…Siteler bitince, S.belediyesi, bu yolu genisletti ve onceleri kocaman bahcesi olan bu kirik dokuk evin bahcesi kuculdukce kuculdu..sonra yolun dolgusu yapilinca da bu kez de gecekondu cukurda kaldi, her yagmurda bahcesi su doluyor, evden cikamiyorlardi..O sirada yol boyunca dizili gecekondularin hepsi de ayni sikintiyi yasiyordu.Gecekondu sahipleri, belediyenin kendi bahcelerine, evlerine tecavuz etmelerinden sorumlu tuttuklari,sitede oturanlardan, buradaki zengin insanladan nefret ediyorlardi.Sitede oturanlarda, gecekondularin yarattigi cirkin sehir goruntusunden, mac ve dugunklerde havaya ates etmelerinden, dugunlerini sokak ortasinda yapip davul zurna calmalarindan dolayi nefret ediyorlardi.Bir de her bahar bahcelerinde mutlaka bir kac tane olan uzun kavak agaclarinin ortaligi polenlere bogmasindan nefret ediyorlardi.
O evden bahsediyordum, hemen evin iki tarafinda uzun iri gozdeli kavaklarin oldugu gecekondudan.Bahceleri su basinca evde oturan gecekondu sahibi evi terkedip tuhaf bir kadin ve uc cocuguna kiraladi.Evin catisinda kiremit yerine siyah renli aternit kullanilmis, pencereler de tipik koy evleri gibi kucuktu, dogramalari kimbilir hangi hurdaliktan alinmis demir dogramalardan yapilmisti ki olculeri de farkli farkli idi,bu da evin cirkinligini iyicer arttirmisti.Bahceyle ugrasmaya merakli ev sahibi evi terkedince bahce de yeni tasinanlarin insafina kaldi.Yani kavaklardan dusen yapraklar, bahcedeki uzamis otlarla birlikte biriktikce birikti.Bu anlatacagim da zaten, o eve sonradan tasinanlarin, o tuhaf kadinin ve uc cocugunun hikayesidir.
****
1.gun
Kapici gelip sordu:
“Abi,temizlikci lazimmi?”
Yaninda orta yaslarda, ustu basi uyumsuz, dokulen, acindiran gozlerle bakan bir kadin..Hosuma gitmedi!
Bu kadini bir yerde gormustum ama???hatirlayamadim…yuzleri ne cabuk unutuyorum boyle?
“yok, lazim degil!lazim olursa soylerim ben sana!”
“tamam abey, lazim olursa…ablanin….cocuklar…..evi…..her hafta……”
Hic de ilgimi cekmeyen sesler uzaklasti benden, kapida dikiliyorlardi,ben de oyle tabii ama baska alemlerdeyim de onlarin haberi yok…sonra kapici sustugunda,ortaligi kaplayan sesszilikten anladim bunu, anladim ki bitmis anlatacaklari...
“Tamam !”dedim usulca,kapiyi kapattim daha gitmelerini beklemeden.
Gittiler…
2.gun
Herzamanki yere, gecekondu duvarinin dibine parkettigim arabama binerken bir “sey” oldu…Bir “sey”!..
Durdum…
Etrafima bakindim…kimse yok…gecekondu bahcesinde hisirdayan yapraklar,,,Benekli bir kedi durdu bana bakti,sonra yapraklari hisirdata hisirdata kacti…Gecekondunun penceresinde belirli belirsiz bir golge belirdi ve kayboldu!
Bir yuz gordum sanki!
Bir yuz, sanki…bir yerde gormustum bu yuzu?hatirlayamadim!
Arabama bindim,
Gittim!
3.gun
Aksam, yorgun argin donuyordum, sitenin kapisinin yanindan gectim, ne de olsa yine yer yoktur otoparkta diye kendi yerime, gecekondu duvarinin dibine yanastim arabamla,cantami aldim, kapiyi kapattim, kilitledim donerken, kondunun bahcesinde, kavaklarin arasinda elinde irice bir ekmek parcasi ile bir cocuk bana bakiyordu..bir kiz cocugu..sari saclari kir ve pasaktan parmak parmak birbirine yapismis, solgun yuzunde kir izleri…
Gozlerini kirpmadan bana bakiyordu,bos bakislarla..
Kondunun kapisinda bir golge belirdi sonra…
Bir kadin…uzerinde kipkirmizi, bir hirka…zayif, dar omuzlarina dokulen uzun kirlasmis bakimsiz saclar…O da durdu kapida, bana bakmaga eslik etti kucuk pasakli kizla birlikte…
Kadini daha once gorm..
A-haa eveeet, kapicinin getirdigi temizlikci bu,hatirladim!
Sonra arabanin yanindan 12, 13 yaslarinda bi oglan cocugu duvarla arabaya surune surune gecti, gecerken camdan arabamin icine dikkatlice bakmayi da ihmel etmedi…sonra tam iceri girecekken durdu, bana bakmaga basladi.Rahatsiz oldum boyle topluca izlenmekten, kosar adimlarla eve yurudum,tam sitenin bahcesine geldigimde donup baktim geriye, beyaz govdeli akca kavaklarin arasinda dikilen kiz cocugu disinda digerleri yoktu..
O da hala bana bakiyordu, koca somunu kemiririken,iri gozlerle..
4.gun
Onlari gormedim.Gormedigim de iyi oldu.DVD almistim evde onu seyrettim bira ve cips esliginde…
5.gun
Kimseyi gormedim.bugun televizyonda mac var..milli mac..ohh keyif yapicam…
6.gun
Onlari gormedim
7.gun
Kiz arkadasimla, sinemaya gittik, cok gec dondum eve, kimseyi gormedim,gormek de istemedim..
8.gun
Saabh, ise giderken, evlerinin kapisi acikti ama ortalikta kimse yoktu…
9.gun
Ev cok kirlendi..temizlenmesi gerek ama…
10.gun
Yorgundum, kucucuk evi temizlemek, batmaga basladi.erkenden uyudum.
11.gun
Kapiciyi aradim, bir temizlikci bulup bulamayacagini sordum..
O kadini soyledi…durdum, tereddut ettigimi goren kapici ikna etmek icin yine konusmaga basladi..
Yoksulluktan, kadinin kocasinin onu bir kac sene once evi terkettigini kadincagizin iki cocukla basbasa kaldigini, temizlikcilikle gecinmeye calistiklarini, 12 yasindaki oglunun da Taksimde mendil saticisi oldugunu anlatti..bu sefer baska seyler dusunmeden dinledim onu..tam giderken ,dondu, biyik altindan gulumsedi…”eskiden pavyonda calismis, kanto mu , ne soylermis…yani…he he heee..”
“…”
Kadinin eski kantocu olmasi beni biraz meraklandirdi ama, o kadar..ama kadinin eskiden pavyonda calismis olmasi kapiciyi baska turlu bir heyecna surukledigi de kesindi..
Pis herif!
“peki, gelsin, ..bu c.tesi..”
“olur, soylerim bu gun!”
12.gun
Arabami parkettim, gecekondu duvarinin dibine…daha bir cesaretle bahceye baktim, rahatlamistim en azindan..evimi temizleyecekler,,onlara para vercegim..onlarin o delici bakislari bundan boyle batmayacakti bana….belki de artik minnet ve sukran dolu bakacaklardi…
Uzun uzun bakindim ama kimseyi goremedim.
13.gun
Sabah kimseyi gormedim,arkadaslarla bir bara gittik,ictik, eve nasil dondugumu bile hatirlamiyorum.sarhos olmusum iyi mi!ha ha haaaa!
14.gun
Bu gun Cumartesi~!Yatagimi, ozel esyaarimi, calinma ihtimali olan kiymetli selyleri toparladim,temizlikci gelecek diye ama,,,
Kimse gelmedi temizlik icin..kapiciyi aradim..yoktu…biraz daha oyalandim…ciktim evden..
14.gun aksami
Eve donuyordum, yolun asagisinda kapiciyi gordum kondunun bahcesinin yaninda dikilmis iceriye bakiyordu..
Sonra beni, ona baktigimi farketti, dondu bana dogru, o da bana bakmaga basladi.Bakislarimi kacirip eve yurudum…
15.gun
Kapici, aksam aidat toplamaga geldi,makbuzu uzattirken manali manali gulumsedi:
”Byk dmsn b!”
Sasirdim:
“ne?”
“buyur abey?”diye sordu kapici.Sasirma sirasi ona gelmisti.
“bir sey dedin sen?ne dedin az once?”
“yok, bi sey demedim ben!”dedi ve yurudu, bana deliymisim gibi bakarak hemde.
Oysa dedi,evet, bir sey soyledi, eminim!
16.gun
Sabah biraz gec kalmisim, her zamaki gibi duvarin dibine parkettigim arabama dogru yururken “o”nu gordum..bu kez uzerinde eski, solmus rengiyle kirmizi bi tisort ve kirden tozdan rengi tam anlasilmasa da bir zamanlar (buyuk ihtimalle)sari renkli olan kisa bir sort vardi…Elinde de yuzu gozu cizilmis plastic oyuncak bir bebek…icini ceke ceke agliyordu…kapiya en yakin iri govdeli kavak agacina tutunmustu tek eliyle, yapraklarin arasinda secebildigim kadariyla ayaklarinda ayakkabi, terlik vs yoktu..
Anahtarimla arabanin kapsisini acmaga ugrasirken bana bakti, …iki iri goz…kirli yanaklardan suzulen o gozler kadar iri iki goz yasi damlasi,durdum!
Bir sey oldu!…ne,bilmiyorum, ama bir sey oldu iste!
Kirli ve coktandir tarak yuzu gormemis Saclari gozunun onune dusuyordu.
Binemedim arabaya bir turlu..
O da benim baktigimi gorunce daha icli,icini ceke ceke aglamaga basladi.
Actim bahcenin kapisini, girmeden sokaga baktim kimse yok..eve baktim, aralik kapidan icerisi karanlik gorulmuyor…Kisa bir teredutten sonra yurudum bahceye dogru.Ayaklarimin altinda ezilen kavak agaclarinin olu yapraklari hisir hisir ediyordu…Yerdeki kuru yaparaklarin kokusu cocuklugumdan kalma anilardan tanidik gelmisti.
Aralik kolan kondunun bahcesine kadar yurudum, sonra durdum, cocuga baktim, aglamasini kesmis dikkatlice beni izliyordu.uzun, beyaz kavak govdelerinin ve onlarin dokulen kuru yapraklari arasinda kirli saclari, kirli yanaklarinda gozyasi izleri ile bir cocuktan cok daha farkli bakislarla bana bakiyordu.Ona dogru donup yanina gidiyordum ki….icerden cirtlak, catal catal sesli bir kadin cigligi yukseldi…
“kiiim laaannnn o bahcedekiiiii?haa-aaa?”
Oldukca buyrukkar olan bu ses karsisinda dondum kaldim..
Donsem olmaz, yerlerde hisirdayan kuru agac yaprklari olmazsa coktan tuymustum ben ama…kapiya yurudum tekrar mecburen:
“be – nim, ben..!”dedim kekelyerek…
Kisa bir sessizlik oldu..
Icerden yine o cirkin, catlak ses duyuldu:
“sen de kimsin layyyyynnn!gelsene isigaaaa laynnn!..Alllah-Allaah!dikilmis orda …benim diyo..”
Kollarim, omuzlarima,bedenime yapismis halde suclu suclu yurudum aralik kapiya dogru.Sesin cirkinligi, korkunclugu ve tehditkarligi beni ufaltmis,ezmis nerdeyse kuru yapraklarin arasinda kaybolup gidecektim.ezilmistim resmen, nedenini sormayin bilmiyorum ve cozemiyorum…
Elimle kapiyi ittim.
Icerden rutubet, sigara, icki,idrar ve de henuz tanimlayamadigim pekcok kotu koku tokat gibi yuzume carpti.kapiyi hafifce ittim, yari karanlik odaya coktandir girmeyen isik demeti ve temiz hava bedenimi yalayarak suzuldu.duvar dibinde bir yatak vardi, yerden az yuksek…yorgani, carsafi, battaniyesi karman corman ve bir o kadar da kirli yatakta o kadin, temizligik icn evime cagirdugim kadin oturuyordu, bacaklari yorganin altindaydi, kirlasmis daginik saclari yuzune dokulmustu…agzinda asili duran sigaranin dumani parka parka yukari suzuluyordu daginik saclarinin arasindan…”ne var?niye geldin?ne istiyorsun”diye soruyordu bana yorgun, gozleri…uzerinde oldukca bol ve eski bir tisort vardi…kosede kirli bulasiklar,,mavi bir piknik tupu ve …
En kosede sirti bana donuk bir sandalyede oturan biri, bir erkek!.Sigara iciyordu ve ustu ciplakti.elini omuzuna goturup hatir hutur kasidiktan sonra usulca dondu bana.
Kapici!???
Bizim kapici!
Ilgisiz bakislarla bakti bir sure Beni gorunce dogruldu,gomlegini sandalyesinin arkaligina asmisti,giyinmek icin uzandi, sonra vazgecip durdu.sigaradan derin bir nefes cekip bana bakti.
Yuzunde anlamsiz bir gulumseme belirdi…
Kosar adim firladim bahceye…hasir husur kuru yapraklari eze eze yurudum uzun kavak agaclarinin arasindan.Cocuk bana bakiyordu, bir kavak agacina,minik zayif kollariyla sarilmis…
Arabaya bindim, kontagi cevirdim, cocuga baktim…
Kafasi kavak agacinin govdesine yaslamis bana bakiyordu,dudaklarinin ucu hafifce kivrildi yukari dogru ve gulumsedi.
Arabami bir daha oraya parketmedim.
****